Öztürk YILMAZ: O Günden Bu Yana Atamın Huzuruna Çıkamıyorum – Gazete

Öztürk YILMAZ: O Günden Bu Yana Atamın Huzuruna Çıkamıyorum

CHP’de Genel Merkezin Haksızlıklarına sessiz kalmayarak tepki gösterdiği için 2018’de partisinden haksız bir şekilde ihraç edilen, Hepimiz Buradayız Oluşumu’nun Lideri, Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, hazırlığını yaptığı yeni siyasi partinin mart ayında kurulacağını açıkladı. Yılmaz, CHP’nin 16 Nisan referandumunda rejimi AKP’ye yıktırdıkları gün misyonunun dolduğunu savundu. 16 Nisan referandumdan bu yana Anıtkabir’e gitmediğini söyleyen Yılmaz, “Onlar hangi yüzle Atatürk’ün huzuruna çıkıyor. Ben bu rejimi yıkıp kazandığım gün Ata’mın huzuruna çıkacağım. O güne kadar gitmeyeceğim” dedi.

AK Parti’den ayrılan siyasetçilerin yeni parti kurma süreci devam ederken, CHP Yönetiminin haksızlılarına sessiz kalmayıp haksızlıklara tepki gösterdiği için 2018’de partisinden haksız bir şekilde ihraç edilen, Hepimiz Buradayız Hareketi Lideri,  Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz da, ‘Hepimiz buradayız’ hareketi olarak adlandırdığı yeni parti için kolları sıvadı. Türkiye’nin 16 Nisan referandumunda yönetim şeklinin parlamenter sistemden ‘partili cumhurbaşkanlığı’ olarak da bilinen başkanlık sitemine geçmesiyle muhalefetin bittiğini savunan Yılmaz, CHP’yi işaret ederek “Ben Atatürk’ün huzuruna o günden bu yana çıkmıyorum. Siz hangi yüzle Atatürk’ün huzuruna çıkıyorsunuz” ifadelerini kullandı. Yılmaz, Türkiye’nin tek milli oluşumu olarak nitelendirdiği yeni partiyi mart ayında kuracaklarını açıkladı. Partide, eski bakan Abdülhaluk Mehmet Çay ile Prof. Dr. Anıl Çeçen de yer alacak.

Hepimiz Buradayız Oluşumu Lideri Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz Gazete DuvaR’a verdiği röportaj ile Gazete DuvaR’ın sorularını yanıtladı.

Öztürk Yılmaz’ın Röportajı:

Geçtiğimiz aylarda yeni parti kuracağınızı ilan ettiniz ve bir manifesto yayınladınız. Bu girişimi de ‘Hepimiz buradayız’ hareketi olarak adlandırdınız. Hazırlıklar ne durumda, süreç nasıl işliyor?

Biz ‘Hepimiz buradayız’ diyerek 2019 yılı temmuz ayında çalışmalara başladık. Ankara, İstanbul, Antalya olmak üzere birçok ilde toplantılar yaptık. Çalışmalar doğrultusunda mart ayının sonuna doğru merkezi yapılanmayı tamamlamış olacağız. Partiyi de o tarihte kurmayı öngörüyoruz. Sonrasında il ve ilçelerde teşkilatlanma süreci başlayacak. 2023 seçimlerine hazır olacağız ve o seçimden yenerek çıkaracağız.

‘SİSTEMİN ADI TAYYİPOKRASİ’

Yeni parti kurma süreciniz CHP’den ihraç edildikten sonra başladı. Hatta ihracınızı ‘talimatın icrası’ olarak değerlendirdiniz. Türkiye’de CHP başta olmak üzere muhalefet partilerinde gördüğünüz eksik nedir? Sizi yeni bir parti kurmaya iten durum CHP’ye olan kızgınlığınız mı? Yoksa yeni bir oluşuma ihtiyaç duyulduğunu düşünmeniz mi?

-Türkiye yargısı, basını, siyaseti ile tarihinin en büyük esaretini yaşıyor. Bir yıkım süreci yaşanıyor ülkede. Partiler, hala AK Parti’den kopanların umut olacağını düşünecek kadar küçültüyorlar kendilerini. Mevcut sisteme baktığımızda Türkiye’deki sistemin adı ‘Tayyipokrasi.’ Ben korkuyorum ki; Tayyip Erdoğan 2023’te Türkiye’de federasyonu getirecek. Muhalefet de öylece izleyecek. Aynı 16 Nisan referandumunda parlamenter sistemin yıkılışını izledikleri gibi. CHP özelinde konuşacak olursak, CHP’nin misyonu 16 Nisan referandumunda rejimi AKP’ye yıktırdıkları gün bitti. Rejimi korumak ile görevli bir parti rejim yıkıldığı halde nasıl ayakta kalır, Atatürk’ün huzuruna hangi yüzle çıkarlar. Muhalefet, rejim yıkıldığı zaman ayaklanmaları gerekiyordu. Özür dileyerek gitmeleri gerekirken partide güçleniyorlar. Bunların yatacak yeri yok. Türkiye’de milli bir muhalefet yok. Ben 16 Nisan referandumundan bu yana Anıtkabir’e gitmiyorum. Türkiye’de başkanlık sistemini yıkana kadar Anıtkabir’e gitmeyeceğim. Ata’mın huzuruna bu sistemi yıktığım gün gideceğim; görevi tamamladım diyeceğim. Bunlar hangi yüzle Atatürk’ün huzuruna gidiyorlar.

‘GEREKİRSE KENDİMİZİ ATEŞE ATACAĞIZ’

“Türkiye’de milli muhalefet yok” cümlesini biraz açar mısınız?

-Muhalefetin dizginleri dışarıda. Amerika, Avrupa Birliği ne diyorsa onlar da aynısını söylüyor. Türkiye’deki mücadele; Amerikan mandacılarına sığınarak ülkeyi kurtaracaklarını düşünenler ile Atatürk arasındaki mücadeledir. O yüzden Türkiye’de milli bir muhalefet yok. O yüzden kendimizi gerekirse ateşe atacağız. Ama bizim kuracağımız oluşum Türkiye’nin tek milli oluşumudur. Biz yeni bir milli üretim ve yönetim modeli inşa edeceğiz. Şu anki muhalefet; salon muhalefet, lakırdı muhalefet, horoz dövüşü muhalefet…

‘SEÇİMLER KILIÇDAROĞLU’NA RAĞMEN KAZANILDI!’

Türkiye’de muhalefetin başarısız olduğundan bahsettiniz. Ancak 31 Mart yerel seçimlerinde birçok büyükşehir CHP tarafından kazanıldı. Bunu bir başarı olarak görmüyor musunuz?

-Yerel seçimlerde büyükşehirlerin alınması CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun başarısı değil. Tayyip Erdoğan’ın karşısına kimi koysanız birleşti. İttifakların da bunda katkısı oldu. Seçimler de Kılıçdaroğlu’na rağmen kazanıldı. Dikkat ederseniz konuşmadı; çünkü konuşma denildi. Türkiye’de iktidarın karşısında yer alan bir güç var. Biz bu gücü arkamıza alacağız.
Siyasi partilerin kongre süreçleri başladı. CHP’de de Kemal Kılıçdaroğlu şimdilik rakipsiz görünüyor. Kılıçdaroğlu’nun yeniden seçilmesi durumunda parti nasıl şekillenir. Ya da bir değişiklik şart mı?
CHP’de 3 yıl savaştım. Burası FETÖ’cülerin yönettiği bir parti olamaz, bölücülere açılamaz dedim. Ama tüm mücadelem sonuçsuz kaldı. Ülkede bir insanın demokrasi isteyebilmesi için kendi içerisinde de demokrat olması lazım. Bütün partileri kapatsanız sadece Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP seçime girse yine kaybeder. Bu toplum ona güvenmiyor. Bugün Türkiye siyasetinde 2002 benzeri bir tasfiye süreci yaşanacak. Biri ülkede demokrasiyi yıkıyor, diğeri partisinde demokrasiyi yıkıyor. Biri ülkede hesap vermiyor, diğeri partide hesap vermiyor. Bunların hepsi aynı.

‘YENİ OLUŞUMA CHP’DEN İLGİ YÜKSEK’

Sizin parti programınız nasıl şekillenecek? Hangi ihtiyaca cevap vereceksiniz?

-Biz, ülke siyasetinin merkezinde yer alan, ana mottosu demokrasi ve özgürlük olan hukuka ve adalete dayalı yeni bir sistemin tesis edilmesini sağlayacağız. Klasik bir parti kurmak yerine, yeni bir yapı inşa ediyoruz. Türkiye’de yeni bir tarımsal üretim modeli öneriyoruz. Türkiye’de yetişen hiçbir ürünü ithal etmeyeceğiz. Kullanılmayan tarım arazilerini işleteceğiz. Halka ineceğiz. Gerçek dertlerin peşine düşeceğiz. Hala paraya tamah etmemiş, satılmamış Türkiye’nin rezerv kesimini sahaya süreceğiz. Her partiden ve kesimden talep görüyoruz. Özellikle de CHP’den talepler oldukça fazla. O yüzden parti kurulduğu zaman ‘hepimizin’ partisi olacak.

‘HEPİMİZ BURADAYIZ’ PARTİ İSMİNİZ DİYEBİLİR MİYİZ?

İsim ve şekle takılı kalarak hareket etmiyoruz. Her kesimden insan partide yer alacağı için ‘hepimiz buradayız’ diyoruz. Partinin ismi ne olur şu an için bilmiyoruz; ama bu partinin ismini halk koyacak, onlara soracağız.
Kamuoyunda eski bakan Abdülhaluk Mehmet Çay ile Prof. Dr. Anıl Çeçen’in isimleri partinize katılanlar arasında konuşuluyor? Parti çalışmaları kapsamında görüştüğünüz başka isimler var mı?

-Bu isimler bizim partimizdeler, evet. Ancak biz isimlerden ziyade yeni bir misyonu temsil ediyoruz. Türkiye’nin yeni yüzü olmak, yeni bir dönemi başlatmak istiyoruz. Biz bir partinin devamı değiliz ve böyle olmayı reddediyoruz. Bagajı dolu olmayan yeni yüzler ile yolumuza devam edeceğiz. Elbette tecrübeli isimler bizimle olacaklar ama daha çok yeni isimler ve pırıl pırıl yüzler ile çalışacağız.

‘BENİMLE ONLAR ARASINDA SİYAH BEYAZ ARASINDAKİ FARK VAR’

Siz, CHP’den koparak yeni bir parti kuruyorsunuz. Sizin gibi AK Parti’den kopan iki isimden Ahmet Davutoğlu parti kurdu; Ali Babacan da kurma aşamasında. Bu isimlerin partilerine şans veriyor musunuz? Nasıl değerlendiriyorsunuz.

-Bu konuya ilişkin tek bir cümle söyleyeceğim; benim ile onlar arasındaki fark siyah ile beyaz arasındaki fark kadar nettir. Konuşmaya gerek yok.

Türkiye’de iç siyaset gibi dış siyasette çalkantılı bir yıl geçirdi. Libya’ya asker gönderilmesine ilişkin tezkere Meclis’ten geçti. Diğer yandan ABD’nin de İran’a yönelik saldırısı bölgeyi hareketlendirdi. Türkiye nasıl konum almalı?

-Türkiye’nin Süleymani’nin öldürülmesine ilişkin olayda herhangi bir tarafta yer almaması gerekiyor. Türkiye’nin itidalli davranması önemli. İran’da Suriye’de düştüğümüz hataya düşülmemeli. Libya’ya asker gönderilmesine ilişkin de, Türkiye’nin orada bulunacak askeri varlığının korunması ve tahliyesi konusunda karadan Tunus ile özel bir anlaşma imzalaması ve bunu da uygulaması gerekiyor. Libya’ya girilmesini doğru bulmuyorum.
malatya reklam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir